YENİ BAŞLIK: Bir Futbol Şöleni ve Beklenen Zafer YENİ Bu hafta Dolmabahçe'deki Beşiktaş-Göztepe maçı, bir süredir gözle görülür bir şekilde özlediğimiz oyun kalitesiyle adeta nefesleri kesti. Siyah-beyazlılar, maça presle başladı ve ilk dakikadan itibaren karşı takımı adeta boğdu. Her bir hamlesiyle kazanma arzusunu damıtlayan, tempoyu yükselten ve rakibini hatalı hamlelere iten bir Beşiktaş izledik.
Maçın yıldızı Cerny, kanatta gövde gösterisi yaptı. Emirhan ve Rıdvan'ın enerjik performansı, tribünlerde coşkulu tezahüratlara neden oldu. “Acaba gerçek Ndidi ne zaman sahneye çıkacak?” diye merak ettiğimiz bir dönemden geçerken, işte karşımızda Ndidi!
Sahneye çıktı ve perdeyi açtı. Asllani'nin az ama etkili dokunuşları ve yaptığı asistler, onun ne denli kaliteli bir oyuncu olduğunu gösterdi. Murillo'nun inanılmaz golü ve öncesindeki pas organizasyonu, sezonun en unutulmaz anlarından biri oldu.
Yeni transferler Olaitan ve Asllani'nin uyumu da alkışları üzerine topladı. İkinci yarıda, skor avantajının verdiği güvenle akıllıca bir oyun stratejisi olan denetimi elinde tutma taktiğini devreye sokan Beşiktaş, kontrolü hiç kaybetmedi. Ara transfer döneminde ekibe dahil olan Olaitan'ın golü, sevinç çığlıklarını zirveye taşıdı.
Orkun, sahada bir maestro gibi hükmetti. Ancak, üç farklı üstünlüğü yakalamışken aldığı sarı kart ve cezalı duruma düşmesi, gereğinden fazla risk alınmış bir hamleydi. Ve tabii ki, Hyeon-Gyu Oh. ...
Güney Koreli golcünün attığı gol, yeteneklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Beşiktaş'ın uzun zamandır hasret kaldığı bir bitiriciye kavuşmuş olabileceği düşüncesi, taraftarları heyecanlandırdı. Tribünlerin doluluğu, kaleci Ersin'egösterilen destek ve hoca Sergen Yalçın'aduyulan güven. ...
İşte bu, Beşiktaş kültürünün özüdür. Takımına bağlı bir taraftar kitlesi ne kadar güçlü olursa, başarı da oderece yakındır. Ligin en az gol yiyen ekibine dört gol atmak, basit bir galibiyetten daha fazlasını ifade eder.
Başakşehir maçının ardından elde edilen bu kıvanç verici galibiyet, zor günlerin belki de geride kalabileceğini düşündürüyor. Dünün hakemi Ozan Ergün, maçı gayet başarılı bir şekilde yönetti. Türk Futbolu'nun iyi bir hakeme ihtiyacı vardı ve Ergün, bu boşluğu doldurabilecek gibi görünüyor.
Dolmabahçe'deki maç, sadece üç puan anlamına gelmedi; inanç, öz güven ve en önemlisi umutla dolu bir zafer anlamına geldi. Eğer Beşiktaş, bu performansını sürdürürse, niye zirve hayal olmasın?